Ve sahne arkası, bizim üstadın soyunma-giyinme-dinlenme odası, bu kapının arkası ise öyle herkesin giremediği bir hayatın çok özel parçası...
Burada Alan Parsons'un genç ve başarılı solisti P.J.Olsson'la birlikte birşeyler düşünmekteyiz ama ne olduğunu şu an hiç hatırlamıyorum. Bildiğim; dışarıda kar yağıyor olmasına rağmen, içerinin binlerce insanın ortak enerjisiyle çok sıcak olduğudur, o kadar. Makarna yünden örülmüş o kalıııın kazağı ne ara çıkardığımı lûtfen sormasın kimse, bir şekilde çıkarıp ferahlamışım işte...
Ve bu da Alan Parsons üstadın sahne sonrası dinlenme anıdır, dünyanın farklı ülkelerinde, farklı şehirlerinde çektirdiğimiz fotoğraflar arasında belki de en doğal, en iddiasız, en öylesine ama bana göre en favori olandır. Münih'te kar yağışı hızlandı, bilmem ülkemde havalar şu an nasıldır?.. ''Toplama''nın ardından ''Çıkarma'' yaptık, eh, artık bizim için de dinlenme zamanıdır. Yani zavallı ayaklarımız bu noktada ne dese haklıdır!..
2 yorum:
Canım dostum yahu bu bizim Alan amca gençleşiyor mu ne bilemedim ben? gerçi notaları onu sarıp sarmalarken başka ne beklenir ki? Kiloda vermiş delikanlı olmuş. Amca mı yok yok özür dilerim biraderimden. Süper o zaman ne diyoruz birlikte "eye in the sky"
:)Hakan Cân; Parsons üstadımıza hayat veren en önemli şey elbette müzik ama bunun yanında, ona 2.baharını yaşatan 2.eşi Lisa'nın ve bol bol seyahat etmenin payı da tartışılmasa gerektir. Lisa Alan'ı değiştirdi aslında ama bu değişiklik kötü yönde değil, daha mutlu ve cesur bir adam oldu. Biraz daha kilo verse belki daha iyi olacak ama sahnede iyi görünüyor. Dün gece Il Novecento orkestrası eşliğinde, Eric Woolfson anısına bir ''Silence and I'' çaldı ki, dinleyenler için ''UÇMAK'' tabiri zayıf kalır yani! Birebir albüm soundu idi, önce bayıldık, sonra ayıldık anlayacağın. Bu dev adam hep olsun hayatımızda ya, kucaklıyorum, sevgi ve teşekürlerle:)
Yorum Gönder