18 Ekim 2010 Pazartesi

Islak...

Heryer ve herşey ıslak... Camlar ıslak, çamaşırlar ıslak, kedilerin tüyleri, balkon demirleri, dallarda mandalinalar, yerde salyangozlar ıslak. Pabuçların burunları, çantadaki kağıt mendiller, sesler, sözler, kelimeler ve hâttâ düşünceler ıslak. Fena mı? Yoo, hayır, iyi... ''Kurunun yanında yanacak yaş'' falan yok işte, herşey gayet adilâne, her kim ve ne varsa etrafımda tamamı ıslak...

5 yorum:

Profösör dedi ki...

Eeeee rahmet devamlı yağıyor. Bir vakti gelir ki herşey kurumaya yüz tutar..

Handan Demiralp dedi ki...

Doğrudur... O halleri de tecrübe etmişliğimiz vardır zaten. ''Rahmet'' olarak sürsün dileyelim, ''felâket'' olmasın. Teşekkürle...

Baturhan dedi ki...

Ya içeride neler oluyor..? İçeride yağan yağmurlar dindi de şimdi gökler mi ağlamakda..

Nur dedi ki...

Gökyüzü ağlamazsa yeryüzü gülmezmiş.

Handan Demiralp dedi ki...

Su akar, yolunu bulur nasılsa sonuçta, sabırla beklemek gerek ama bu arada suyla birlikte akmaktan da korkmadan elbette. Sevgimle dostlarım, daima sevgimle...