28 Haziran 2010 Pazartesi

Uğurlar olsun-2...

20 Mart 2006 Pazartesi günü, İstanbul'un Çengelköy'ünde başlayan bir hikâye 27 Haziran 2010 Pazar gecesi İzmir'in Karşıyaka'sında bitti. Üstteki fotoğrafta, bundan dört yıl-üç ay kadar önce henüz yeni geldiği hayata böyle merakla bakmakta olan saf ruhlarımızdan Ülkü kız dün gece artık hayata bakmaktan vazgeçti, gözlerini tek bir noktaya dikti ve hepimizle vedalaşarak sessizce ışığa doğru gitti...

Şimdi düşünüyorum da; bu kısacık görünen zaman dilimi içine ne çok anı sığdırmışız. Şehirler, evler, insanlar, yolculuklar, neler neler geçmiş ortak hikâyemizden. Üstteki fotoğraf da Ankara'da, Ülkü bebeklerini dünyaya getirdikten sonra bizi ziyarete gelen sevgili dostlarımız Nazlı&Canip tarafından çekilmişti. Benim canım kızım ortak hayatımıza hep neşe, kahkaha ve hareket getirmişti:)

Ankara'da, bu fotoğrafın çekildiği gün de epey gülmüştük:) Ülkü de her kedi gibi çok kendine özgüydü, cesur, samimi, inatçı, muzip, bazen yaramaz ama hep sevgi dolu bir kediydi. Ve bu hayata veda ettiği dün geceye kadar hiç değişmedi...

Dört yıl, birkaç aylık kısa ömrü süresince pekçok insanın hayatına dokundu, hatıralarda yer etti, dün geceye kadar bizi hemen hiç üzmedi, daha çok güldürdü, eğlendirdi, kendini sevdirdi herkese, çok sevdirdi. Son nefesini verdikten sonra karakteriyle uyumlu komando desenli tasmasını çözdüm boynundan, gözlerini sevgiyle kapadım, sonra bu çok sevgili saf ruhun artık cansız bedenini kucaklayıp uzun uzun ağladım. Acıyı ertelememeyi, anında ve nasıl hissediliyorsa o şekilde yaşamayı öğreneli uzun zaman olmuştu. Bu yüzden istediğim kadar, istediğim gibi ağladım, kendime engel koymadım. Ona acımadım, gitmeyi seçtiği için kızmadım, kimseyi suçlamadım, seçmiş olduğu kader plânına saygı duyarak ve onun cansız bedeniyle konuşarak sadece ağladım. Ankara'da hayata veda eden felçli kardeşi Umut'la ve ışığa gönderdiğimiz diğerleri ile buluştuğunu, ''Göçmüş Kediler Bahçesi''nde şimdi çok mutlu ve huzurlu olduğunu biliyorum. Ve düşünüyorum; dünyada belki herşeyin bir çaresi var ama işte ''ÖLÜM'' her zaman insanın çarptığı en yüksek duvar. Ülkü'den geriye kalan da artık yetim olduğunun farkında olmayan sarman oğlu Oralet, isim kısmında sevgili arkadaşım Vet.Hek. Didem Bacanlı'nın güzel elyazısıyla ''Ülkü Demiralp'' yazan sağlık karnesi ve hiçbir zaman unutulmayacak hatıralar. Birazdan son kez çıkacak evinden, sonra birkaç gündür süren tedavisinde kullanılan çarşaflar, havlular, örtüler yıkanacak, enjektörler, ilaçlar, flasterler, hasta alt bezleri, özel toz mama paketleri, taşıma çantası, dün gece üzerinde cansız vaziyette, evimizdeki son ve artık sonsuz uykusunu uyuduğu şiltesi ortadan kalkacak, hayat tekrar ritmine sokulacak. Ama biliyorum; herşey yerine konsa, eskisi gibi olsa da Ülkü'nün yeri hep öyle boş kalacak. Ama alışılacak, çaresiz buna da alışılacak...

Ülkü'm, güzel kızım, yolun ışıklı olsun, sen hakkını helâl et, benim hakkım sana sonsuza kadar helâl olsun. Hayatıma kattığın bütün güzellikler için sana teşekkür ederim, iyi ki hikâyeme girdin, iyi ki varoldun. Sonsuzluğun bir yerinde tekrar buluşuncaya kadar; uğurlar olsun sevgili Ülkito'muz, UĞURLAR OLSUN...

17 yorum:

Brajeshwari dedi ki...

Ağladım...

Mutlu Kediler cennetine gitti Ülkü.. Yaşamında güzel günler geçirdi ve melek oldu...

Başınız sağolsun Handan..

Handan Demiralp dedi ki...

Çok teşekkür ederim sevgili Brajeshwari, kalanlar sağ ve esen olsun...

Pirate/Korsan dedi ki...

Doğduğun günkü heyecanı hatırladım. Sonra kardeşlerini. Seruvenini yakından biliyordum. Be çocuk sende ağlattın beni. Kardeşlerine ve Korsan'a selamımızı ilet hepimizden... Ve kavuşacagımız güne kadar hepiniz şimdilik hoşçakalın. Handan ablacığım acını yürekten peylaşıyorum. Baş sağlığı ve ışıklar içerisinde ilerlemesi dileklerimle...

Handan Demiralp dedi ki...

Sağol Hakan'cığım; başlayan herşey birgün bitmek ve vaktiyle gelişine sevindiğimiz herkes, hepimiz birgün gitmek zorunda... Yasa böyle, elden gelen birşey yok. Önemli olan karşılıklı çoğaltılan, paylaşılan şeylerin anlamını sezebilmek ve hatıralara gülümseyebilmek olmalı. Işığa uçan bütün canlarımızın bizden tek isteğinin bu olduğuna inanıyorum. Kucaklıyorum...

Hasan dedi ki...

Handan Hanım merhaba, 4 yıl 3 ay süren serüvenden sonra sevgili Ülkü kızı kaybetmiş olmanızı üzüntü içerisinde öğrendim, sizinde dediğiniz gibi ''Önemli olan karşılıklı çoğaltılan, paylaşılan şeylerin anlamını sezebilmek ve hatıralara gülümseyebilmek olmalı'', ben size ve Ülkü kızı seven tüm dostlara sabırlar diliyorum, Ülkü kızın yolu ışıklar içinde olsun...

Handan Demiralp dedi ki...

Çok teşekkür ederim Hasan Bey, sağolun. Ülkü kız kendisi için gelen bu güzel mesajları görüyor ve hayattayken olduğu gibi, ölümünden sonra da sevgi ile sarılıp sarmalanmaktan çok mutlu, buna inanıyorum. Selâmlar ve iyi dilekler gönderiyorum...

Lale Kuyucu Azak dedi ki...

Sevgili Ülkü,

Yolun açık olsun. Uğurladığımız tüm canlarla buluşacağını biliyorum. Hem seni, hem diğer kardeşlerini, hem de 2 gün önce uğurladığımız Topaç oğlumuzu düşündüm; çok erken dedim. Biz sizlere galiba hiç doyamıyoruz da ondan...

Başın sağolsun Handan. Çok sevgilerimizle..

Handan Demiralp dedi ki...

Sizin de Lâle'ciğim; sağolasın. Ve söylediğinde de çok haklısın, ölümün kaçınılmaz olduğunu bildiğimiz halde onlarla mutlu-mesut yaşarken düşünemiyoruz sonları, ne kadar uzun olsa ömürleri bir o kadar daha uzasın istiyoruz sanki. Ama işte bir yer var ki, oradan öteye geçmeye izin yok bizler için. Daima sevgiyle, teşekkürle, en iyi dileklerle...

Baturhan dedi ki...

Dün gece rüyamda Ankara'da lojmanın bahçesinde oturmuş, bütün ışığa gitmiş canlarla oynuyordum. Umut'da vardı Köri'de.. Etrafımda bir sürü pistan.. Sabaha karşıda kendi ölümümü gördüm. Uyandım, gece uyumadan evvel -nice zamandır kucağıma bir kedi alıp, şöyle doya doya sevemedim- diye düşündüğüm geldi de rüyayı ona yorduydum.
Şimdi sayfanda bu haber..
Geçen gün rahmetli İlhan Selçuk ustanın vefat haberi üzerine yine onun kaleminden çıkanları yazdıydım. "Ölüm haberi sana ulaşıncaya dek yaşar ölüler. Oysa haberle sana ulaşan gerçek kafana dank etmeden önce ölmüştür ölen."
Sevgili Ülkü, yolun açık olsun Köri'me benden de selam götür.
Sevgili arkadaşım, canın yandı bir kez daha biliyorum-başın sağolsun. Seni çok seviyorum.

Handan Demiralp dedi ki...

Ah benim canım arkadaşım; bu can yangınını ikimiz de gayet iyi tanıyoruz ya, her defasında aynı şekilde, bıçak gibi kesip geçiyor ruhu ve o ilk an, ölümle yüzleştiğin ilk an çok zor:( O an atlatıldıktan sonra bu yeni vaziyete uyum sağlıyorsun bir şekilde, kabûl mekanizması devreye giriyor çaresiz, canın çok yansa da yolun bundan sonrasında ışığa gidenin olmayacağını, onsuz yaşanacağını paşa paşa kabûl ediyor ve sessizleşiyorsun. Bu hali sen de pekçok defa deneyimledin, biliyorsun. Ankara'daki o lojmanın bahçesinde neleri, kimleri bıraktık, neler neler paylaştık... Allah rûyanı hayırlara çıkarsın, Köri'nin anî gidişinin seni de çok acıttığını biliyorum, onu başka severdin sen. Neyse işte, neticede hepsi gidecek birgün, hepimiz gideceğiz, kalan olmayacağına göre? Bunu kabûlle yaşamaktan başka çaremiz yok. Canımın acısını paylaştığın için teşekkür ederim can dostum, ben de seni çok seviyorum...

Demet dedi ki...

Sevgili Handan,
Her canın yandığında olduğu gibi yine paylaşıyorum acını, Ülkü kıza ağıtını gözyaşlarımla okudum. Tatlı kız ondan önce göçmüş olan arkadaşlarına kavuştu, kısa yaşamından senin gibi çok özel bir insan geçti ona kol kanat geren. Çok şanslıydı...

Nur dedi ki...

Hem Ülkü'ye hem de sizin içinizin bu kadar acımasına çok hüzünlendim. Kendisini bu kadar seven biriyle olduğu için mutlu ve huzurlu veda etmiştir mutlaka. Dediğiniz gibi hepimiz ve herşey ölümlü. Bunu kabullenmekle biraz daha teselli buluyoruz işte. Hep güzelliklerle, güzel hatıralarla kalın inşallah. Sevgilerimle.

Çiğdem Atabey dedi ki...

ben biraz geriden geliyorum ama işte Baturhan'ın dediği gibi benim için Köri şu ana kadar yaşıyordu.. kalanlar sağlıkla yaşasınlar Handancığım ve keyifle.. sabır dileklerimle kucaklıyorum seni ve pistanları..

Handan Demiralp dedi ki...

Sevgili dostlarım; Demet, Nur Hanım, Cheetos, hepinize içtenlikle teşekkür ederim, iyi ki varsınız hayatımda, sağolun... Ülkü evinde ve kendini mutlu hissettiği, huzurla yaşadığı yerde atladı eşiği, sokaklardaki aç, çaresiz, kimsesiz, insan hayatından acımasızca kovulmuş diğer kardeşleri gibi kuytu bir köşede bükmedi boynunu. Bu belki bir avuntu ama her ölümde biraz daha derin düşünüyorum bu konuyu. Zaten vakit gelip çattı mı ne yapılırsa yapılsın, ne kadar gayret sarfedilirse sarfedilsin netice değişmiyor. Bu hayvanlar için de, insanlar için de böyle. Demek ki; yüce sistem bize aczimizi bu şekilde kabûl ettiriyor, o pek meşhur ''insan olma'', ''herşeyin sadece kendisi için varedildiğini sanma'' ezberi, o öncelik fikri bu şekilde bir güzel duvara toslatılıyor. Her zaman demişimdir ya; iyi ki sonluyuz, bunu bildiğimiz halde dünyamızın vaziyeti şimdiki gibiyse, ya bir de ölümsüz olsaydık acep neler olurdu? Yaradan yarattığını biliyor tabii, ona göre çiziyor yol haritasını. Ve müthiş bir terbiye oluyor insan ruhu için kaçamadığı ölüm acısı. Parçalar eksildikçe bizler çoğalıyoruz belki de. Ülkü için evrene güzel dilekler uçuran herkese sonsuz şükran ve sevgiyle...(Cheetos'cuğum; kaybettiğimiz Ülkü idi, felçli Umut'un kızkardeşi, Oralet'in annesi. Köri Ankara'da hayata veda etti, bilirsin, Baturhan onu çok başka severdi. Bunu söylemek istemiştim. Kucaklıyorum seni...)

Nur dedi ki...

Siz de iyi ki varsınız Handan Hanım. Varlığınızla, kattıklarınızla, aşıladığınız değerlerle,paylaştıklarınızla, iyi ki varsınız...

handan dedi ki...

Sevgili Handan Hanım, başınız sağolsun.. Ülkükız için gözyaşlarımı akıtmaktan başka bir şey gelemedi elimden.Katlanması çok zor bir durum, güzel kızınızı ışığa uğurlarken size de sabırlar diliyorum.Güle güle Ülkükız, masum surat güle güle....
Kedici adaşınız Handan

Handan Demiralp dedi ki...

Değerli adaşım; çok teşekkür ederim, sağolun. Ülkü'cük çok şanslı bir saf ruhmuş hakikaten, ardından o kadar güzel ve o kadar çok başsağlığı mesajı aldım ki, onun çok erken ölümünün acısını bu şekilde paylaşan herkese minnetlerimi ifade etmekte güçlük çekiyorum, ne desem kafî geşmeyecek gibi geliyor bana. Dostlar sağolsun. Sizler sağolun. Kalan canlarım ve ben sevgilerimizi yolluyoruz...