30 Nisan 2014 Çarşamba

La invitare (Davet)- 2. Bölüm...


Mezopotamya'nın kutsal topraklarında, kadim bilgilerle donanmış eski kâhinlerin soyundan gelen ve Maya rahipleri tarafından çok özel bilgilerle eğitilmiş  yüksek tekâmüllü şaman bir rehberin, merhum Duran Türkoğlu'nun en kıymetli öğrencisi olan ruh kardeşim Sevgi Alis Yıldırım, gözlerini hiç açmadan ve gayet sakin bir sesle ben bahsedinceye dek hakkında en ufak bir malûmatı olmayan bu Sicilyalı küçük kızla ilgili konuşmaya başladı: ''Annesinin üç adı var. Bir başka kız var, ya kız kardeş ya da ikizlik gibi bir benzerlik sözkonusu. İçinde (Anna) geçen bir isim var, aileden biri bu. Cam tabutun kapağı sabitlenirken yumurta akı gibi bir madde kullanılmış. Rahatsızlık sözkonusu, huzursuzluk anlamında rahatsızlık var. Huzur istiyor artık, rahat bırakılmak istiyor. Git ve onu gör, ortak karmanız var, bundan çağırıyor seni, git de tamamlansın bu, git oraya, sen de rahat et, o da rahat etsin...''

Sonra gözlerini açtı. ''Daha fazla bilgiye ihtiyaç var mı?'' diye sordu bana, yoo, hayır, gerekmiyordu. Yemeğimizi yemeye ve sohbet etmeye devam ettik. Sevgili Sevgi'nin kurduğu bağlantıda aktardığı bilgilerin devamını ben yemekten sonra eve dönüp, araştırma için internetin başına oturduğumda getirecek ve ne yalan söyleyeyim, elde ettiğim her belgeli bilgide biraz daha hayrete düşecektim?! Zira; Rosalia Lombardo'nun annesinin kocasının soyadı hariç, gerçekten üç adı vardı: ''Maria di Cara''. Küçük kızın 1920 yılındaki vefatından beş sene sonra, ailenin bir kız çocuğu daha dünyaya gelmişti ve bilin bakalım halen hayatta olan bu ikinci kız çocuğun adı neydi? Evet, ''Rosalia Lombardo'' diyenler yanılmadı, aile 2. kız çocuklarına da aynı ismi vermişti. Sevgi'nin bahsettiği ''ikizlik gibi bir benzerlik sözkonusu'' durumu buydu. Gelelim içinde ''Anna'' geçen isme, Rosalia öldükten beş sene sonra dünyaya gelen ve şu an 89 yaşında olan 2. Rosalia Lombardo'nun bir kızı vardı ve adı da Rosanna La Ferla idi. Kendisi artık son derece yaşlı olan annesinin ve Lombardo ailesinin sözcülüğünü yapmaktaydı. Basın açıklamalarını Rosanna hazırlıyor ve röportajlarda da genellikle o konuşuyordu. 2 yaşında ölen teyzesi üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar ile alâkalı ailevi rahatsızlığı o dile getiriyordu. Çünkü Lombardo ailesinden geriye kalanlar ve bilhassa da 89 yaşındaki kızkardeş, gûya Rosalia'nın bozulmasını önlemek adına yapılan uygulamaların tam tersi etki yarattığını, aslında kumral olan küçük kızın saç renginin oksijenle açılmış gibi tuhaf bir şekilde sarardığını, eskiden öldüğü günkü gibi gergin ve canlı görünen cilt yapısının bu uygulamalardan sonra tamamen bozulduğunu, tabutun içindeki mavi kumaş ve metal dua tabakasının karardığını ve en önemlisi, 94 yıl önce Dr. Alfredo Salafia tarafından mumyalandığında gözleri tamamen kapalı olan Rosalia'nın uygulanan işlemlerden sonra gözlerinin açıldığını söyleyerek bilimsel çalışmalara savaş açmış durumdaydı! Aileye göre mevcut mumyanın artık eskisiyle hiç alâkası yoktu, bütün bu bilimsel zımbırtılar Rosalia'yı mahvetmişti...




Bu fotoğraflar Rosalia'nın eskiden tamamen kapalı olan gözlerinin artık alenen açılmış olduğunun en bariz ispatı tabii. Bu durumu ortamdaki ısı ve nem değişikliklerine bağlayanlar olduğu kadar,  paranormal bir vaka olarak değerlendirenler de oldu elbette. Onlara göre Rosalia bazı kutsal dini günlerde gözlerini açıp sonra tekrar kapatmaktaydı. Aslında Rosalia'nın tabutunun cam kapağının açılmasına ailesi ve din adamları tarafından asla izin verilmemiş ve şimdiye kadar yapılan bütün çalışmaların tabutun üzerinden olması şartı koşulmuştu. Küçük kızın mumyası, bulunduğu yere mobil tıbbi inceleme cihazları taşınarak yerinden kaldırılmadan hem röntgen, hem de daha ileri bir teknik olan CT görüntüleme yöntemi ile defalarca incelenmiş, beyni de dahil bütün iç organlarının gayet düzgün ve hasarsız şekilde halen durduğu, en ufak bir bozulma olmadığı belirlenmişti. Evet, Dr. Salafia bu küçük kız üzerinde, neredeyse yüz yıla yakın zaman önce babasına vaat ettiği gibi hakikaten harikalar yaratmıştı... Ama, işte sonsuza dek süreceği umulan bu hikâyede halen bazı ''ama''lar vardı?







O ''ama''lar 2. Rosalia Lombardo ve National Geographic TV adına çalışan bazı bilim adamları arasında ciddi bir savaşa dönüşmüş durumdaydı. Hâttâ; yaşlı kızkardeş 2012'de ablası ile alâkalı bir mektup yazarak konudan rahatsızlığını dünya basınına duyurmuş ve Lombardo ailesinden izin alınmadan kullanılan bilgi, belge ve fotoğraflardan, asılsız söylentilerden cidden bıktıklarını, bilimsel çalışmaların ablasının eski güzel görüntüsünü alıp götürdüğünü, bu konuda kesin şart olmasına rağmen kendilerinden izinsiz şekilde tabutun açılmış olduğunu düşündüklerini, muhtemelen bunun ciddi bir bozulmaya sebep olduğunu, bu nedenle kesinlikle yeni bir uygulama istemediklerini, buna karşılık kendisine susmasının söylendiğini ve bildiklerini anlatmaması için ciddi tehditler aldığını, artık Lombardo ailesine ve 2 yaşındayken ölmüş ablasına saygı duyulmasını rica ettiklerini net bir dille belirtmişti. Aradan geçen son iki yılda da aile ve National Geographic TV bilimsel ekibi arasındaki sular durulmayacak ve karşılıklı avukatlar, hukuk danışmanları devreye girecekti...







Antropolog Dario Piombino Mascali ve Biomoleküler antropolog Prof. Albert Zinc, National Geographic'in Rosalia ile alâkalı çektiği belgeselde ön plânda olan bilim adamlarıydı (YouTube'da tamamını izlemiştim bu belgeselin, şu sıra gûya ulaşım engeli olan bu kanala tıpkı Twitter'da olduğu gibi hemen herkesin ulaşabildiğini bildiğimden, izlenmesini tavsiye ederim, birkaç bölüm olarak halen var, bütün bu anlatılanlara katkısı büyük olacaktır, eminim). Küçük kızın hangi formül kullanılarak mumyalandığını uzun araştırmalardan sonra ortaya çıkaran da genç antropolog ve araştırmacı Mascali idi zaten. Bu ikili, aileyi ve Rosalia'nın 94 yıldan beri evi olan Catacombe dei Cappucchini manastırının yöneticisi yaşlı din adamlarını bozulmayı durdurmak üzere yapılacak bilimsel çalışmalar konusunda zor da olsa ikna etmişti. Kesin olan iki şart vardı, tabutun kapağı asla açılmayacak ve tabut bulunduğu binanın dışına kesinlikle çıkarılmayacaktı. Yani her ne yapılacaksa yerinde yapılacak, bunun için gerekli kolaylıklar ekibe manastır yetkilileri tarafından gösterilecek olsa da, işin asıl zor kısmını gene onlar halledecekti. Tabutun üzerinden çalışmak zorunda olduklarından metal bir hidrojen tankı tasarladılar, bu tank ince hesap ve ölçülerle sırf Rosalia için üretildi, halatlarla omuzda taşınarak tarihi binanın dar merdivenlerinden güçlükle aşağı indirildi, koridorlardan geçirildi ve Rosalia'nın bulunduğu bölüme getirildi. Tabut din adamlarının gözetiminde büyük bir dikkatle yerinden kaldırıldı, sarsmadan, sallanmadan metal bir beşiğe benzeyen hidrojen tankının içine yerleştirildi. Bu çalışma, doksan küsur yıl içinde tabutta oluşan bakterilerin, bozulmaya sebep olan mikro-organizmaların, mantar ve küf benzeri oluşumların yok edilmesini amaçlıyordu. Küçük kızı uzun yıllar önce büyük bir başarıyla mumyalayan Dr. Alfredo Salafia'nın formül sırrı ortaya çıkmış olsa da, bu kimyasal karışım bunca sene sonra ceset üzerinde kullanılamayacaktı çünkü aile ve din adamları tabutun kapağının katiyen açılmaması kaydı ile bilimsel çalışmalara izin vermişti...

''İşte her ne olduysa bu hidrojen banyosundan sonra oldu'' diyordu Lombardo ailesi, bilimsel ekip ise bunu asla kabûl etmiyor, yaptıkları çalışmanın tam tersine Rosalia'nın bozulmasını durdurduğunu savunuyordu. Söylentiler, tartışmalar, iddialar, basın üzerinden atışmalar giderek büyüyecek ve ablasıyla aynı adı taşıyan yaşlı kız kardeş, National Geographic ekibi ile bilim adamlarının ablasının sırtından para kazanma hevesine onu kurban ettiklerini ifade ederek ''Yeter, ablam Rosalia Lombardo'yu artık sonsuz uykusunda rahat bırakın!..'' diye haykıracaktı. 

Peki, bu saatten sonra ne olur? Rosalia'nın artık eski görüntüsünden çok uzak olduğu açıkça görülüyor. ''Uyuyan Güzel'' 94 yıldan sonra zamana direnmekten vazgeçmiş olabilir mi? Aileden geriye kalanlar bana göre yapılması en uygun olan şeyi, Rosalia'yı iyice bozulmadan bunca yıl sonra toprakla buluşturmayı göze alabilir mi? Sicilya'nın Palermo şehrine ve elbette meşhur Catacombe dei Cappucchini'ye şimdiye kadar milyonlarca insanı çekmiş olan bu çok ünlü figürden aile vazgeçse dahi, manastır yetkilileri vazgeçebilir mi? İşin bir de para boyutu var tabii, Rosalia turistik ve romantik bir figür olarak şimdiye kadar çok para kazandırdı bulunduğu yere ve kazandırmaya da devam ediyor. Küçük kızın mumyası iyice bozulup çürürse bu ilgi gene sürer mi?  Bu soruların cevabı şimdilik yok. Ancak; sevgili Sevgi'nin ifade ettiğine göre, Rosalia Lombardo'nun ruhsal varlığı artık bu kadar ilgi, kavga, tartışma, adı üzerinden huzursuzluk, itişme-kakışma, yorum, araştırma, deney vs. istemiyor. Bütün bunlardan hoşnut değil  ve kesinlikle rahat bırakılma arzusunda, herkes tarafından... 

Bana gelince; ancak çok yakınımdakilerle paylaşabileceğim bazı tezahürlerden yola çıkarak ortak bir karmayı tamamlamak üzere seneler evvel niyet etmiş olduğum Sicilya-Palermo seyahatini daha fazla gecikmeden gerçekleştirme kararı aldım. Yakın zamanda Rosalia Lombardo'yu ziyarete gideceğim inşallah. 10 yıldan fazla zamandır süren bu ruhsal davete artık icabet etmem gerektiği kanâatindeyim. İlk bölümde de demiştim ya; herşeyi somut kavramlarla açıklayabilmek her zaman mümkün olmayabilir, insan bazen bir hissin de peşine düşebilir. İnanan inanır, inanmayan inanmaz, beğenmeyen dinlemez, bunlardan bana ne ki?  Bu hikâye içinde aktardığı bütün bilgiler çok kısa süre içinde takır takır doğrulanan sevgili Sevgi Alis Yıldırım, bu ilk değildi tabii, ben alışkınım zaten de, hakikaten büyüksün yani! Tüm kalbimle teşekkür ediyorum sana ve ruhsal rehberlere, kadim bilgilere... Bir de sevgili kardeşim Halûk'a teşekkür etmek isterim, zira bana geçenlerde bu konuyla alâkalı göndermiş olduğu bir e-postada ''Bunun için TL 3.000.- kadar para döküp hafifleyince karman yerine gelmiş olur...'' diyerek yaptığı espri ile beni sabah sabah gülmekten yerlere yatırmıştır, sağOLsun :) Gökten üç elma falan düşmedi henüz ama, ben gideyim şu Palermo'ya da ruhlar ersin muradına, alay edip dalgasını geçenler çıksın kerevetine, orada devam etsinler deriiin uykularına diyerek bitirelim hikâyemizi efendim. Selâmlarla, şükranlarla... 

Ek ve de dip: Bilhassa çocuk kıyımlarının, ölümlerinin belki de hiç olmadığı kadar arttığı şu son zamanları sevebilmek zor, evet. Ama hiçbir şey sebepsiz ve boşuna değil. Ruhsal seçimler var, tekâmül ve kader plânları var. Ağır, çok ağır karmalar var, ödenecek borçlar var. Bütün bunların ''insan olmak''la bağlantısını sorgulamak çok tuhaf geliyor bana, ''insan olamaz!'', ''insan değil!'' falan gibi söylemlerden bahsediyorum. Hep söylemişimdir ve gene tekrarlıyorum, bunları yapabilenler asıl İNSANdan başkası olamaz, kavramları karıştırmayalım yani. Başka hangi canlı türü kötülüğü bu şekilde kullanabilir ki? Küçük Rosalia'nın yazı dosyası tam da bu çocuk kıyımları zamanına denk geldi, tasarlanmış değildi. Yüce yaradan hepsine rahmet bahşetsin, melekler ellerinden tutmaktadır zaten, bundan hiç kuşkum yok...


6 yorum:

yol izi dedi ki...

Ne korkunç bir şey değil mi, öldükten sonra iznin olup olmadığına bakılmaksızın bedeninin 100 sene boyunca türlü niyetteki insanlar tarafından izleniyor olması... Bedenine ne yapılmasını seçemeyecek yaşta ölmek, senin adına yapılmış seçimler... Ben yine de şu karma öykünü merak ettim:)

Handan Demiralp dedi ki...

Babası General Lombardo'nun, tamamen onun ısrarı ile başlayan bir süreç bu. Anne figürü çok silik, herhalde ona söz hakkı bile tanınmadı bu konuda. Ve elbette çok haklısın, konu burada bedene kilitlenmiş, yani yok olması zaten mukadder olana. Oysa sonsuz olan ruh. Böyle bir kader plânı seçmek de enteresan elbette Rosalia'nın ruhsal varlığı adına, düşünsene, sen vefat edeli neredeyse bir asır olmuş, halen senin üzerinden dönen bin türli hikâye var, huzur vermiyor yaşayanlar şu ya da bu sebeple. Zor olmalı:( Karma konusu ise yüzyüze, burada değil:) Sevgimle, selâm ile...

Handan Demiralp dedi ki...

Esra Kızılaslan "La invitare (Davet)- 2. Bölüm..." kaydınıza yeni bir yorum yaptı:

Bu mumya çocuk beni çok derinden etkiledi.Dün facebookta gezinirken tesadüf eseri bir haber sitesinin paylaşılan linkiyle karşıma çıktı Maria.. Ve iki gündür de zihnimi kemirmekte.Sürekli nette araştırma yapıyorum, onunla ilgili haberleri,videoları, ailesini araştırıyorum. Neden bu kadar etkiledi ve çekti bu çocuk bilmiyorum. Benimki de sizin gibi bir his sanırım ama maalesef benim müzeye gidip canlı canlı görme ihtimalim yok. Ama ailesinin yaşadığı üzüntüyü iliklerime kadar hissedebiliyorum..

Handan Demiralp dedi ki...

Değerli Esra Hanım, zannediyorum Gaziantep'den Rosalia ile ilgili tüm verileri takip eden kişi sizsiniz. Evet, çok etkileyici bir hikayedir. Ve belki sizin de onunla bir geçmiş karmanız vardır. Selam ve sevgilerle...

Esra Kızılaslan dedi ki...

Evet Gaziantep.ten yazıyorum size..Bu tespiti nasıl yaptınız şaşırdım doğrusu :) Belki de dediğiniz gibidir kimbilir..Bu arada Maria değil Rosalia..Dalgınlıkla annesinin adını yazmışım..Saygılarımı sunuyorum..

Handan Demiralp dedi ki...

Blog takip izleme sisteminden görüyorum, istatistiki verilerde görülüyor:) Evet, Maria Rosalia'nın annesi. Benim şu an Rosalia ve Lombardo isimli iki küçük kedim var, yanyana yatıyorlar hep... Hayat enteresan. Ben de size sevgi ve selamlarımı gönderiyorum...