11 Temmuz 2013 Perşembe

Aloo,sesim geliyür mü Moskova?:) Увидимся

 
Vallahi hiç niyetim de yoktu aslında ama, yazılarımı teee Moskova'dan büyük bir bağlılıkla fena halde düzenli takip eden okurumla Kızıl Meydan'da buluşup bir kahve içmek için kalkıp gidesim geldi şu çoook sıcak yaz günlerinin tam orta yerinde:) Sözgelimi; bu sabah 07.48'de girmiş ilk, ardından 09.32 ve hemen ardından 09.56'da yeniden dalmış ''Uygunsuz Vaziyet''e kendisi, hep aynı yazı üzerinden yapıyor girişini de, ''Mendil Verem mi?'', ilginç, değil mi?

Oraya-buraya-şuraya gitme plânlarım hep olmuştur kafamda, seyahâti severim lâkin, Rusya pek ilgi alanıma girmemişti şimdiye kadar, açık söyleyeyim. Gidenlerin hediye getirdiği malûm bebekler haricinde evimde de hatırlatacak şey yoktur, ya da yoktu demeliyim zira şimdi artık var:) Blog sayfamın takip istatistikleri için her bilgisayar başına geçtiğimde Moskova'nın neredeyse benim sayfadan başka birşey okumadığına inanasım geliyor yani, o derece. Takdir etmiyor değilim haaa, sakın yanlış anlaşılmasın, ben yazılarımı sadece Türkiye için yazmıyorum ki, bu benim adıma memnuniyet verici bir konu. Ve fakat; beni Moskova'dan adım adım takip eden değerli okurumdan ara ara yorumlar falan bırakmasını, muhabbeti sessiz izlemeyi bırakıp arada bir ses vermesini de rica ediyorum, mümkün olur ise memnuniyetim ziyadesi ile artacaktır. Sayfamı bu kadar sıklıkla ziyaret ve yakından takip eden okurumla inşallah tanışırız da, belki benim bu vesile ile Moskova'ya gitmeme de bahane bulunur:) En çok metrosunu merak ederim ben bu şehrin, soğuğu zaten dillere destandır, onunla gidince mecburen elbet tanışılır...

Yani diyorum ki; ''Aloooo, sesim geliyür mü Moskova? Geliyorsa bir ses verin hele oradan, alâkanıza müteşekkîrim hakikaten, severim istikrarlı okuru doğrusu. Yorum da bekliyorum ama arada bir, öyle bakıp bakıp kaçmayınız yani. Selâmlar uçuruyorum İzmir'den oralara, haydi Увидимся :)'' (Rusça ''uvidimsa''görüşürüz'' demekmiş...)

8 yorum:

Sevgi Alis Yıldırım dedi ki...

Meraba abla ben moskovadan;) bekliyoruz.

Handan Demiralp dedi ki...

He canım, he:)))Geliyorum derhal...

Baturhan dedi ki...

Gelirken Çaça getiriver bari, gittiğine deysin...

Handan Demiralp dedi ki...

O çaça dediğinle benim işim olmaz da, sen seviyorsun diye getirmemezlik etmem tabii arkadaşım, feda OLsun sana, nedir yani?:) Sevgilerimle...

Handan Demiralp dedi ki...

Açıklamasını da ekleyelim bari, bilen var, bilmeyen var, değil mi?:)
çaça/cacha:gürcistan'ın milli içkisi, genelde ev yapımı olan votka.
alkol oranı evlerde yapılanlarda % 90 civarıdır.
normal bir votka gibi değildir.
şarap yapımından kalan posanın tekrar sıkılmasıyla elde edilir.
alışık olmayan bünyelerde allahını görmekle sonuçlanabilir. ona göre içiniz yani!

Batos dedi ki...

Mersilerden bir demet canım, sen getir ben onu kime içireceğimi gayet iyi biliyorum su niyetine.. Keh keh..

Adsız dedi ki...

Celis-i halvetim, varım, habibim mah-ı tabanım
Enisim, mahremim, varım, güzeller şahı sultanım

Hayatım hasılım,ömrüm, şarab-ı kevserim, adnim
Baharım, behçetim, rüzum, nigarım verd-i handanım

Neşatım, işretim, bezmim, çerağım, neyyirim, şemim
Turuncu u nar u narencim, benim şem-i şebistanım

Nebatım, sükkerim, genc,m, cihan içinde bi-rencim
Azizim, Yusufum varım, gönül Mısrındaki hanım

Stanbulum, Karamanım, diyar-ı milket-i Rumum
Bedahşanım ve Kıpçağım ve Bağdadım, Horasanım

Saçı marım, kaşı yayım, gözü pür fitne, bimarım
Ölürsem boynuna kanım, meded he na-müsülmanım

Kapında çünki meddahım, seni medh ederim daim
Yürek pür gam, gözüm pür nem, Muhibbiyim hoş halim!

Muhibbi...

AŞK... işte AŞK kimden olduğu? kime? olduğunun ne önemi vardı?...

Handan Demiralp dedi ki...

Güzel. Aldık, kabûl eyledik o vakit. Aşknâmeyi kaleme alan Muhibbî'nin de, maşûku OLanın da ruhuna değsin yüzlerce yıl sonra diyerek. Teşekkürle...