23 Mayıs 2012 Çarşamba

Evet, tıpkı kahve gibi:)

Geçenlerde İzmir'e geleceğini, geldiğinde beni de görmek istediğini bildiren e-postasını o gelip-gittikten sonra alabilmiş olduğuma yandığım çok sevgili bir blog yazarı dostuma teşekkürü borç bilirim. Yazısında bahsettiği kedili aynaya gözüm ilişince aklıma geldi, hakikaten o kadar çok ortak noktamız var ki... Evet, tıpkı kahve gibi:) 
 

4 yorum:

write to me often dedi ki...

Handan Hanım, eskiden olsa, kafamda kurar, kurar, "ayy neden olmadı" "tüh keşke görüşseydik" "ay ne biçim kaçırdık fırsatı" diye kendi kendimi yerdim.

Ama artık kısmet kelimesini daha derin anlamıyla kullanmaya gayret ediyorum. Demek ki, kısmet değilmiş, demek ki zamanı değilmiş diyorum.

Ama kalbimden geçiyor biliyorsunuz. İnşallah başka bir zaman görüşürüz. Ne de olsa niyetler "bir".

Sevgiler

Handan Demiralp dedi ki...

Kesinlikle doğru yoldasınız, ben de bu konuda varlığımı terbiye edeli çok zaman oldu. Olmasını arzu ettiğim birşey olmadığında eskiden ben de sizin eski haliniz gibi davranır, hayıflanır dururdum. Ama şimdi muazzam bir kabûl mekanizması işliyor, o üzüntü ya da ''tühh!..'' hali kısa bir an varolup yerini ''demek ki böyle olması gerekiyormuş, olan mükemmeldir, henüz vakti-zamanı değilmiş, hayırlısı...'' düşüncesine terkediyor. Bu daha konforlu ayrıca habire yanıp-yakılmaktan, değil mi?:) Hepimiz değişip dönüşüyoruz, ne mutlu ki öyle. Çekmecedeki renkli, boy boy ve çeşit çeşit kalem kolleksiyonumu yerleştirirken de sizi çok andım. Hayat böyle ufak detaylarda güzel:)Başkası için pek bir anlamı olmasa da bütün bunların... Harika bir kahve etrafında buluşuncaya dek; çok çok sevgi+selâm. Ve öyledir:)

write to me often dedi ki...

Keşke hep aynı "satva" halinde kalabilsem ama olmuyor elbet. Bir de insan karşısındaki kişiyle bir gönül bağı kurunca, daha mı kolay oluyor nedir.

Bizi birbirimize bir şekilde bağlayan küçük nesneler bence kalpteki kuvvetli bağların ufak bir yansıması gibi. Ben de kahve kokusu duyduğumda sizi hatırlıyorum.

Yürekten sarılıyorum.

Sevgiler

Handan Demiralp dedi ki...

Satva dengesinde kalabilmek... Belki de en müşkül şeylerden biridir ancak; su grubundan olan burç mensuplarının daha kolay başarabildiği söylenir. Ben Balık'ım, her zaman satvik koşullarda kalamasam da ''öz''de orada durmam gerektiğinin farkındayım:) Sizi seviyorum, siz olmayı çok güzel ifade ettiğiniz için değil sadece, yalın hali ile siz olduğunuz için... Şükranlarla. Daima.