
Yen konusunda bir fikrim yok ama, alçı içinde kaldığı kesin diyebilirim! Bir spor kazasıdır, evvelâ onu belirteyim, koşu bandından düştüm, yarın bir hafta olacak. Parçalı bir kırığım var, dirsek, kol ve parmaklarımdaki şişlik ve morluklar halen geçmedi ama geçecek tabii. Bugün klasik tip alçıya göre daha hafif ve konforlu sayılan plastik alçıya geçtik, daha önümde dört haftam var, sağ elimi özlüyorum, evet...
Şiddetli bir düşme, çarpma ya da travma durumunda kolunuzda bilezik, saat vs., parmaklarınızda da yüzük varsa eğer, ilk olarak onların çıkarılması gerekiyor... muş, sonradan öğrendik bunu. Kırılmadan hemen sonra elimin parmakları davul gibi şişti, acil serviste de yüzüklerin çıkarılması mümkün olmadı, dr.lar çok uğraştı ama ı-ıhhh! Bunun üzerine belediyeye haber verildi, itfaiye ekibi gibi bir ekip geldi, evet, evet, şaka değil, aynen öyle. Çok dikkatli bir operasyonla sağ elimin parmaklarında bulunan dört adet yüzük özel bir keski yardımıyla kesilip parçalanarak ancak çıkarılabildi. Ambulans, acil servis ve orada deneyimlediklerimi belki bir gün anlatırım, bir müddet tekrar o enerjilere dönmeyi istemem doğrusu. Şimdi iyiyim, bedenimin sağ tarafında, yani eril enerjiyi temsil eden tarafta gerçekleşen bu çok sert travma deneyiminin içsel sebepleri üzerinde çalışıyorum hocalarımla beraber... Ve yavaşladım, evet, mesajı doğru okuyarak yavaşladım. Şimdilik söyleyeceklerim bunlardır, arayan, soran, gelen, yardım eden, yardımı olacak şeyler gönderen, uzakta olsa da yanımda olan herkese tüm kalbimle teşekkür ediyorum, sağolsunlar, varolsunlar. Sevgili Baturhan'a inat bir Hindistan yazısı daha yazmayı isterdim tabii ama, maalesef elimin durumu buna müsaade etmiyor:) Artık tamamen iyileştiğimde devam ederim Hindistan'a, he he he:) Herkese selâm ve sevgilerle...